LOGO
TED KARABÜK KOLEJİ
LİSE   Bölümler   Fizik   
Fizik

FİZİK DERSİ VE ÇALIŞMA YÖNTEMİ

Fizik dersi, öğrencilerin zorlandığı derslerin başında gelmektedir.  Bunun temel nedenlerinden birincisi,  öğrencilerin derse ve özellikle bazı konulara karşı önyargılı olmalarıdır.   İkincisi ise,  fizik sorularının daha çok yorum soruları oluşudur.   Fizik dersi çalışırken öncelikle temel kavramlar ve bağlantılar iyice öğrenilmelidir.  Bu öğrenme sırasında ‘NEDEN’ ve  ‘NİÇİN’ sorularıyla muhakeme gücü kullanılarak konular arasındaki bağlantılar kurulmalı ve bu temel üzerinde konunun tümünü kapsayan sorular çözülmelidir.

Fizik Eğitiminin Genel Amaçları:

  • Öğrenciye bilimsel düşünme yeteneği kazandırma.
  • Öğrenciye aklını kullanabilme yollarını gösterebilme
  • Bilim ve teknoloji arasında ilişki kurabilme.
  • Bilim ve teknolojinin toplumun ilerlemesindeki önemini kavrayabilme.
  • Yapıcı eleştirici düşünme yeteneği kazandırabilme.
  • Araştırma inceleme gözlem ve deney sonuçlarını söz yazı ve şekille gösterebilme.
  • Bilimsel sonuçlara ulaşmada ve kanunları anlamada gözlem inceleme deney ve araştırma yöntemlerinden yararlanabilme
  • Fiziğe ilgi duyabilme, yeni gelişmeleri izleyebilme, yeni gelişmelerin önemini kavrayabilme.
  • Fizik bu genel amaçlar doğrultusunda öğrencilerin gelişim ve yetenek düzeyleri dikkate alınarak uygun davranış özelliklerini kazanabilmeleri

Fizik Dersi Alan Bir Öğrenci: 

  1. Fiziği bir insan etkinliği olarak takdir eder ve içinde bulunduğumuz dünyayı anlamamıza yardım eden birkaç yoldan biri olarak anlar.
  2. Fizikte kullanılan araştırma metotlarını anlar ve uygular.
  3. Fizikteki kavram ve ilkeleri bilir anlar ve uygular.
  4. Toplumdaki ve teknolojideki değişmeleri değerlendirirken fizikteki bilgileri kavramları ve metotları kullanabilir.
  5. Bilim ve teknolojinin tarihsel gelişimini anlar.

Fizik dersinde başarılı olmak için gerekli bazı kurallar şöyle sıralanabilir;

  • Konu ile ilgili kavramlar iyi öğrenilmeli.
  • Anlaşılamayan kavram, tanım ve alt başlık için kısa da olsa açıklayıcı notlar tutulmalı.
  • Önce temel bilgiler pekiştirilmeli, sorularla öğrenilmeli ve temel bilgiler öğrenilmeden genel bilgilerin kullanılacağı sorulara geçilmemelidir.
  • Dersi derste anlamak başarmak için ön koşuldur.
  • Derste kavranan konular tekrar edilmeli ve test çözümleri ile pekiştirilmelidir.
  • Konuların daha iyi anlaşılması için mümkün olduğunca fazla örnek çözülmelidir.
  • Çözümler kâğıt üzerinde ve yazarak yapılmalıdır.
  • Soru çözümlerinde aşağıdaki tavsiyelere uymak fen grubundaki başarıyı artırır: 
  • Soru çözümleri kolaydan zora doğru olmalı.
  • Sorulara ezberci mantıkla değil, düşünce ve yorumla yaklaşılmalı.
  • Sorulara çözülemez ön yargısı ile bakılmamalı.
  • Önce soruyu anlayıp nasıl çözmek gerektiği hakkında fikir yürütmeye çalışılmalıdır.
  • Soru çözerken mümkünse şekil veya grafik çizerek olay somutlaştırılmalı ve zaman kaybı önlenmeli.
  • Özellikle altı çizili, en az, en çok, kesinlik ve benzeri ifade eden anahtar kelimelere dikkat edilmeli.
  • Fen soruları genellikle şekilli ve soru metniyle şekil birbirinin tamamlayıcısı olduğundan her ikisi birlikte dikkate alınarak verilen ve istenen değerler belirlenmeli.
  • Öncüllü sorularda önce soru kökü okunmalı ve öncüller bu amaca uygun olarak incelenmeli.

***** Düzenli, disiplinli ve verimli bir çalışma temposu tutturmak başarıyı getirecektir. Böylece başarıyı yakalamanın onuru öğrenciye, kıvancı ise biz öğretmenlere olacaktır.*****

**** Sevgili öğrenciler; başarılı olmak için, azimli olmak ve düzenli çalışmaktan başka yol olmadığını sakın unutmayınız.****

“Hayatın her safhasında olduğu gibi özellikle öğretim hayatında disiplin başarının esasıdır.”

M.KEMAL ATATÜRK

“ Hiç aklından çıkarma, genç adam: Öğretmenler kapıyı açar, içeriye kendin girersin.”

CHEN HAİ YANG

Fizik dersinde kullanılan yöntem-teknikler:

  • Anlatım tekniği
  • Soru-cevap tekniği
  • Problem çözme tekniği
  • Gösterip yaptırma(deney)
  • Araştırma
  • İnceleme
  • Sentezleme
  • İstatistik
  • Beş duyuyu kullanma
  • Bireysel çalışma
  • Örnek olay yöntemi

YENİ FİZİK ÖĞRETİM PROGRAMININ FELSEFESİ

Günümüzde bilim ve teknolojide yaşanan hızlı gelişmeler dünyamızı küçk bir yerleşim birimi haline getirmiştir. Bilgi patlaması gerçekleşmiş, her yıl katlanarak artan bilginin büyük bir güç olduğu anlaşılmış, bilgiye erişim kolaylaşmıştır. Bu baş döndürücü gelişmeler bilim ve teknolojideki yeniliklerin birbirini tetiklemesi sayesinde meydana gelmiştir. Bilim ve teknolojideki bu hızlı değişim günümüz toplumunun ihtiyaç duyduğu nitelikli insan tanımındaki değişimi beraberinde getirmiştir. Bu değişim nitelikli insan yetiştirmede fizik dersine düşen görevin ve dersin içeriğinin yeniden belirlenmesini zorunlu kılmıştır.

Diğer yandan Gelişim Psikolojisi, Nöroloji, Bilişsel Psikoloji ve Fizik eğitimi alanlarındaki bilimsel çalışmaların bulguları, öğrenme sürecinde her bireyin karşımıza bir hazır bulunuşluk düzeyinde ve zihninde bir kavramsal yapıya sahip olarak geldiğini göstermektedir. Öğrencinin öğrenme ortamına getirdiği bu kavramsal yapının bireyin öğrenmesine etki eden en önemli faktörlerden biri olduğu bilinmektedir. Ayrıca bu kavramsal yapının bireyin özelliklerinden, tecrübe ve deneyimlerinden, çevresinden, öğretmenlerinden ve ders kitaplarından kaynaklanan eksik ve yanlış bilgiler ile kavram yanılgıları içerebildiği tespit edilmiştir. Özellikle kavram yanılgılarının giderilmesinin çok kolay olmadığı ve kavram yanılgıların öğrenmenin önündeki en büyük engellerden biri olabileceği bilgisi birçok kişi tarafından kabul görmektedir.

Fizik dersinde anlamlı bir öğrenme; öğrencilerin ön bilgilerinin geçerliğini kontrol edildiği, gerçek yaşamda karşılaştıkları bağlamların temel alındığı, öğrencinin her zaman zihinsel ve çoğunlukla da fiziksel olarak etkin olduğu ve kavramsal değişmenin sağlandığı öğrenme ortamlarında gerçekleşmelidir. Ayrıca bu öğrenme ortamlarının öğrenciye yeni öğrenilen kavramın pekiştirebilmesi için fırsatlar sunması gerekmektedir.
Ölçme ve değerlendirme yapılırken de; dönem ortası ve sonunda uygulanan ve sadece bilgiyi ölçen bir yaklaşımdan ziyade bir dönem boyunca süren, öğrenmenin bir parçası olarak düşünülen, bilgiyi ölçerken beceriyi de ölçebilen bir yaklaşımın benimsenmesi zorunluluk halini almıştır. Ölçme-değerlendirme sadece not vermek için değil, hazır bulunuşluk düzeyini belirlemek, öğrenmenin gerçekleşip gerçekleşmediğini kontrol etmek ve öğrenme zorluklarının sebeplerini teşhis etmektir.

Bireysel farklılıkların belirginleştiği günümüzde öğrenmeyi ve bilgiye ulaşmayı öğrenmiş, üretken ve yaratıcı bireyler yetiştirmek başlıca hedef haline gelmiştir. Bütün bu hızlı değişimler toplumsal yaşantımızı da büyük ölçüde değiştirmiş, toplumuzdaki değer yargıları, toplumun bireyden ve bireyin toplumdan beklentileri büyük bir ivmeyle değişmeye başlamıştır. Bu değişimler okullardaki derslerin öğretim programlarının da değişimini, çağa uygun bir hale gelmesini ve geleceğe yönelik olmasını zorunlu kılmıştır.
Günümüzde derslerin öğretim programları her beş yılda ya değiştirilmekte ya da geliştirilmektedir. Fakat ülkemizde ortaöğretim fizik öğretim programı bilindiği gibi yirmi yılı aşkın bir süredir önemli bir değişikliğe uğramadan uygulanmaktadır. Hızlı değişimlere ayak uydurabilecek, esnek ve dinamik bir fizik öğretim programı hazırlamak kaçınılmaz olmuştur. Halen uygulanmakta olan lise fizik öğretim programının değerlendirilmesi amacıyla EARGED tarafından hazırlanan raporlar ile Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı aracılığıyla illerde kurulmuş bulunan çalışma komisyonlarının göndermiş oldukları raporların sonucu uygulanmakta olan fizik öğretim programında değişiklik yapılması zorunlu olmuştur. 2004 Aralık’ta Ankara’da yapılan Ortaöğretimde Yeniden Yapılanma Sempozyumu’na sunulan bildiri ve raporlarda da fizik dersi programında değişiklik yapılması gereği uzmanlarca dile getirilmiş bulunmaktadır.

Bu gerçekler ışığında ulusal ve evrensel gelişmeler, çağdaş öğrenme ve ölçme-değerlendirme yaklaşımları ile ülkemizde ve Dünya’da fizik öğretim programına ilişkin alan taraması yapılarak 2007 yılı fizik öğretim programı hazırlanmaya başlanmıştır.

Başlangıç olarak; Cumhuriyet tarihi boyunca yapılmış olan tüm fizik öğretim programları incelenmiştir. Ardından 2004 yılında uygulanmaya başlayan ilköğretim birinci kademe (4. ve 5. sınıf) ve 2005 yılında uygulanmaya başlayan ikinci kademe (6., 7. ve 8. sınıf) Fen ve Teknoloji dersi öğretim programları gözden geçirilmiştir. Bu programlarda öğrenilen anahtar kavramlar öğrencilerin ön bilgilerine önemli bir temel oluşturduğundan, fizik öğretim programındaki öğrenme alanları bu kavramlar çağrıştırılarak işlenmeye başlanmıştır. Fen ve Teknoloji dersi öğretim programındaki sarmal yaklaşımın yanı sıra Bilimsel Süreç Becerileri, Fen-Teknoloji-Toplum-Çevre kazanımları, Tutum ve Değerler yeni fizik öğretim programına önemli katkılar sağlamıştır.

Milli Eğitim Bakanlığına bağlı EARGED birimi tarafından fizik dersi için yapılmış olan İhtiyaç analiz çalışması irdelenmiştir. Bu çalışmada yer alan Öğretmen, Öğrenci ve Veli görüşleri yeni öğretim programına önemli yansımalarda bulunmuştur.

Tüm illerde müfettiş ve fizik öğretmenlerinden oluşan komisyonlar tarafından hazırlanan raporlar betimsel istatistik yoluyla irdelenmiştir. Bu raporlarda yer alan yüksek sıklıklı öneriler programa yedirilmiştir.
Başta İngiltere, İrlanda, Kanada, Amerika, Avustralya, Singapur ve Yeni Zelanda olmak üzere 34 farklı ülkenin fizik öğretim programı çeşitli kriterler açısından incelenmiştir. Özellikle uluslararası sınavlarda fizik ve fen alanlarında başarılı olan ülkelerin öğretim programlarında ortak olan bilgi ve beceri kazanımları ile yaklaşım ve stratejiler ülkemiz gerçekleri de göz önünde bulundurularak programa yansıtılmaya özen gösterilmiştir.

Fizik öğretim programında yaşam temelli yaklaşım esas alınmıştır. 1600 yılının ortalarında Jan Amos Comennius öğretimin başlangıcını gerçek yaşamda bulunan ve mümkün olduğunca fazla sayıda duyu organlarımıza hitap eden cisimlerin oluşturması gerektiğini vurgulamış ve aradan geçen yaklaşık 400 yıllık sürede yapılmış olan bir çok bilimsel çalışmada güncel yaşam bağlantılı öğretimin etkililiği vurgulanmış olmasına rağmen yakın zamana kadar yaşam temelli yaklaşım öğretim programlarına yansımamıştı. Yaşam temelli (real life context-based) öğretim yaklaşımı;
İngiltere(the Salters Approach ve SLIP :Supported Learning in Physics Project),
Almanya,
Finlandiya(ROSE: The Relevance of Science Education),
İsrail (STEMS: Science, Technology Environment in Modern Society),
Amerika(ChemCom: American Chemical Society) ve
Hollanda(PLON: Dutch Physics Curriculum Development Project)’da
yapılan büyük proje ve bilimsel çalışmalarda ayrıntıları ile incelenmiş olup, öğrencilerin derse karşı ilgi ve motivasyonunu arttırdığı ortaya konmuştur. Yaşam temelli yaklaşımın fizik ve fen öğretim programına yansımasında özellikle Avustralya ve Yeni Zelanda öncülük etmiştir. Yaşam temelli yaklaşım ve Bilim-Teknoloji-Toplum-Çevre kazanımları birbiri ile iç içe geçmiş durumdadır. Her iki yaklaşım da soyut gibi algılanabilen fizik kavramları ile gerçek yaşam arasında bağ kurmaktadır. Yapılan çalışmalar sonucunda Avrupa ülkeleri daha çok yaşam temelli yaklaşıma ağırlık verirken, Amerika’nın Bilim-Teknoloji-Toplum-Çevre kazanımlarına özel önem verdikleri sonucuna ulaşılmıştır. Bu öğretim programında yaşam temelli yaklaşım ile BTTÇ kazanımları birbirini tamamlayacak şekilde verilmiştir.

Fizik dersinde karşılaşılan en büyük sorunların başında bilimsel hatalar ve kavram yanılgıları yer almaktadır. Yeni öğretim programına uygun yazılacak ders kitaplarında bilimsel hata ve kavram yanılgılarının en aza indirgenmesi için önlemler alınmıştır. Bu amaçla gerek ülkemizde gerekse yurt dışında yapılan bilimsel çalışmalar sonucu belirlenen ve yaygın olan kavram yanılgıları öğretim programında belirtilmiştir.

VİZYON

Fizik Öğretim Programının Vizyonu:Fiziğin yaşamın kendisi olduğunu özümsemiş, karşılaşacağı problemleri bilimsel yöntemleri kullanarak çözebilen, Bilim-Teknoloji-Toplum ve Çevre arasındaki etkileşimleri analiz edebilen, kendisi ve çevresi için olumlu tutum ve davranışlar geliştiren, bilişim toplumunun gerektirdiği bilişim okuryazarlığı becerilerine sahip, düşüncelerini yansız olarak ve en etkin şekilde ifade edebilen, kendisi ve çevresi ile barışık, üretken bireyler yetiştirmektir.

BECERİ KAZANIMLARI:

Fizik Öğretim programında dört temel beceri kazanımı bulunmaktadır:

  1. Problem Çözme Becerileri (PÇB),
  2. Bilim, Teknoloji, Toplum ve Çevre (BTTÇ) Kazanımları,
  3. Bilişim ve İletişim Becerileri (BİB)
  4. Tutum ve Değerler(TD) Kazanımları

Kaynak : http://w3.gazi.edu.tr/~bgunes/fizik/


 
ATATÜRK KÖŞESİ
AtaturkKosei
LİNKLER
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
   
Tam Eğitim Bursu Başvurusu   Okulumuz   Dönem Sonu Dergisi
Öğretmen Başvurusu   Başarılarımız   Veli Bilgilendirme Kitapçığı
Karabük Milli Eğitim Müdürülüğü   Topluluklarımız   Mezunlar Derneği
TED Ankara Koleji Kütüphanesi   1964'ten Bugüne Okulumuz   Okunası Kitaplar
Araç Takip Sistemi   Haftasonu Kurslarımız   Faydalı Web Siteleri
Tanıtım Filmleri   TED Okullarımız   Hizmet Standartlarımız
    K12 Bütünlüğü    
         
TED Karabük Koleji © 2014 | Gizlilik Politikası  
TED KARABÜK KOLEJİ
Necatibey Caddesi No: 21 Yenişehir 78200 KARABÜK • T: (+90 370) 415 50 00 • F: (+90 370) 415 50 03 • tedkarabuk@gmail.com
vitamin
UlusalAjans
okuldadiyabet
TemizOkul